Yüreğin bozulan çehresi altında,
kaç ölüm bir bahar eder,
kaç bahar aşk kokar dolu dizgin...
Ey yalnızlığım,
sütü zehirden acı anneciğim,
her gece yüreğimde parçalanan
umudum, geçmişimin perdeleri...
Gülerim ki,
bir günün sonunda kararsız
bir günün sonunda başlayan
yeni yeni patlayan tomurcuklar
veya zihnimin çırpınan bencilliği...
Gülerim ki, dizlerim yere değer
bir yüreğin bozulan çehresi altında,
biraz ben, biraz da yokluğun
sarılmış uyuyordur geçmişin azabına.
Ahmed Halil