Bazısının tesiri altında kalmak kaçınılmaz!
Tabi ki öyle Sayın Papaz,
Sizin karşınızda olmak, bir nevi düşünürseniz
Koyağını özlemiş bir çift olmaktır.
Bilirsiniz özlem görünen her şeyi kendine çalar
Kendi renklerini arar güz ve bahar ormanlarında
Derin yankılardan seslerini süzer ılık ılık, yani
Diyebilirim ki size, efendim
Ben, kokusuz ve tatsız bir şerbet gibiyim
Her gönlü hoş ediyorum da durumunu benden bilen yok
Her zaman, her şey için varmış ve hep olacakmış gibi
Soluk alıyorum, solurken dünyanın gizemini
Koştuğumu sandığım yerde, duruyorum
Durmuşken nereleri geçtiğimi hatırlamıyorum.
Bu öyle unutkanlık ya da esrime gibi değil
Tutunamıyorum Sayın Papaz,
Sizin nasıl ki bir sarığınız varsa
Benim de kurumuş güllerim var şiirler içinde
Sırtımda benek benek acılarım var
Nereye değsem, benden önce acım var
Vazgeçtiklerim var, onlar ki işte
Tutmadıklarım, hatırlamadıklarım, dünyanın her şeyi yani
Sayın Papaz, üstüme kırk hançerle saldırıyor
Tanrıya yalvarıyorum: Beni kabul etsin artık!
Çevremdeki her şey hışımla akıp giderken
Ben sadece bir dinleyici olarak
Dinlediklerimi anlatıyorum size Sayın Papaz
Sizin dışınızda, size dair hiçbir şeyim yok
Bütün göl ve ırmakların suyunu toplasanız
Nafiledir insan ağırlığıyla kamburlaşan sırtıma
Gün boyu yığarak bir köşeye insan foşasını
Loş birkaç göz önünde teslim oluyorum her gece
Her gece daha da büyüyen yalnızlığa
Yalnızlığın yoğun kokularına teslim oluyorum
Midem bulanarak kokuyorum ki şimdi
Az sonra ne ölüm ne yaşamak
En az bu kadar sıkılıyorum her şeyden.
Ama ben, biliyorum, bir gün yeniden
Kimsesizliğin özgür sularıyla akacağım uzaklara
Şimdi diyorsam bile ne gam ne kasvet
Alnımda ışıl ışıl parlamaya devam edecek kaderim
Ahh! Kendimi kusuyorum kaç zamandır da
Bitmiyor demek ki cezam
Yine akşam, yine aynı saatler
Her akşam şimdilerde, her akşam
Göğsüm az daha ağırlaşıyor
Az daha zorluyorum kendimi
Gözlerimi rüyasız bir aleme kapatıyorum: Orada iyiyim işte!
Ahmed Halil